BİR YÜNÜ İLK KEZ BOYARKEN İSTEDİĞİNİZ RENGİ VEREBİLİRSİNİZ. TEKRAR BOYAMAK İSTERSENİZ AYNI RENGİ VERMEK GÜÇLEŞMEKTEDİR.”

Mutlu Aile Mutlu Çocuk Derneğimizin her ayın son cumartesi akşamı mutad olarak yapılan ayın semineri programında bu ay “Ergenlik Psikolojisi ve Din Eğitimi” konusu İlahiyatçı Yazar Süleyman Karacelil tarafından güzel ve etkili bir sunumla gerçekleştirildi.
“Ben çocuğumu dindar bir genç olarak yetiştirmek istiyorum” diyen anne babanın çocuğuna din eğitimi verebilecek düzeyde olması gerektiği vurgulanarak seminere giriş yapıldı.
Ergenlik, insan hayatının en zorlu dönemidir. Bireyin kendine ait yeni bir dünya oluşturduğu bir dönemdir. Ergenliğe girmeden, 10-12 yaşına kadar çocuklarda dönem dönem gelgitler olduğundan, anne babanın çocuğun doğduğu günden itibaren her yaş dönemine ait planlarının olması gerekmektedir. Özellikle 3-3,5 yaşındaki çocuklardaki serkeşlik döneminde şimdiye kadar ebeveynin isteklerini her zaman yerine getiren çocuk, bir anda sizin isteklerinizi gerçekleştiremeyecek, bu süreçte sadece kendi istediklerini yapacak duruma gelecektir. Hep “ben yapacağım, ben yapacaktım…” dediği bir dönemdir. Aslında bu tavırlar çocuğun kendi varlığını koruma çabasıdır.
5 yaş, çocuğun eğitiminde en olumlu ve alıcı olduğu, özellikle din eğitiminde bir altın çağdır.
12 yaş çocuk için en keskin virajdır. Artık “ben varım” demeye, yeni dünyasını kurmaya başlar. Kendilerinin yapmak istediği şeyler bile olsa siz istediğiniz için o şeyi yapmamaya başlayacaklardır.
Ergenlik, tam manası ile bir sorgulama dönemidir. Çocuk, hayatı, düşüncelerini, dini her şeyi sorgular. Hatta kendi anne-babasının öz olup olmadığına dair şüpheye kapılabilir.
Çocuk, anne babası istediği için değil kendi istediği için inanmak ister. Gençlerle yapılan araştırmaların sonucunda ergenlik dönemindeki şüphelerin %95’i dini şüphelerdir. Bu dönemdeki şüpheler inkar anlamında anlaşılmamalıdır, aslında bütün bu sorgulamalar hakikatin araştırılmasıdır.
Türkiye’de ve dünyada din değiştirme olgusunun en yüksek olduğu yaş dönemi ergenliktir. Bunun sebebi gencin sorgulamalarının ebeveynler ve çevre tarafından yanlış algılanmasıdır.
Ergenlik döneminde çocuk, sorduğu soru her ne olursa olsun dini meselelerle ilgilendiğini gösterir. Anne baba olarak sorulan sorulara cevap verecek yetkinlikte değilsek, yetkin kişilerle görüştürmeliyiz.
Bu dönemde çocuk direk mesajları almaz, vereceğiniz mesajı dolaylı yollardan anlatmak daha etkili olacaktır. Vermek istediğiniz mesajın maksatlı olduğu da anlaşılmamalıdır. Mesela, okumasını istediğiniz kitabı onun göreceği bir yere bırakıp böylelikle onun o kitabı kendisinin fark etmesini sağlayabilirsiniz.
Çocuklarla küçük yaşlardan itibaren bir “iletişim geleneği” oluşturmalıdır. Belli periyotlarda (haftalık, aylık gibi) aile içi toplantı meclisleri yapılmalıdır. Bu alışkanlık oluşursa ergenlik dönemindeki çocuğun ketum halini çözebilirsiniz. Böylelikle her sıkıntıyı, her problemi sizle paylaşabileceğini kavrar ve buna göre davranır.
Ergenlik dönemi ibadetlerin farz kılındığı dönemdir, yoksa ibadetlere alıştırma dönemi daha öncesinde olmalıdır. Çocukta ilk yedi yaştaki din eğitiminin amacı bilgi verme dönemi değil, temel iman esaslarını sevdirtme ve benimsetme dönemidir. Okul öncesi dönemde Allah sevgisi, Peygamber sevgisi kazandırılmalıdır. Kur’an-ı Kerim bilgisi çocuğun kapasitesine göre verilmelidir. Bu dönemde çocukların soruları Allah ile ilgilidir. Soruların üstesinden gelmek için mesajın altında yatan gerçeği görmeli buna göre cevap verebilmelidir. Çocuğa hangi mesajları nasıl ve ne şekilde vereceğimizi bilmeliyiz.7 yaşından sonraki dönemde sevdirtme benimsetme farklılaşır. Ergenlik öncesi namaza ve diğer taatlere alıştırma ısındırma zamanı olmalıdır.
Ergenlik döneminde çocuk aşırı yavaştır. Kendi en basit ihtiyacı için dahi ağır davranırken, nefse zor gelen ibadetlerde de yavaş olması aslında normaldir. “Evladım ezan okundu” dendiğinde çocuk okul öncesi dönemde gerekli imani bilgiyi aldıysa namazı zaten kılar, değilse tüm uyarılara rağmen “ben namaz kılmıyorum” diyebilir. Çocuğa sürekli haydi namaza dememeli ilk telkinden sonra en az yarım saat geçmesini beklemeli ve kısa uyarılarla(oğlum, kızım namaz!… gibi) mesaj vermelidir.
Ergenlik döneminde çocuğa sorumluluk duygusunu vermeliyiz.
Çocuğa dikte değil mesajı kavratmak gerekmektedir.
Ergenlik döneminde çocuk daha çok sevgi beklemektedir. Sevgide süreklilik şarttır. Çocuk hangi hatayı yaparsa yapsın “seni sevmiyorum” mesajını vermek çok tehlikelidir. “Evladım senin şu yaptığın davranışı sevmiyorum” demek daha doğrudur.
Ebeveyn olarak en etkili eğitim fiili örnekliktir, yani yaptıklarımızla ya da yapmadıklarımızla onlara örnek olmak daha samimi ve etkili olacaktır.
Peygamber efendimiz özellikle erken yaşlarda verilen din eğitimini “taşa kazımak ” sonraki yaşlarda yapılan din eğitimini ise “suya yazmak” olarak nitelendirmektedir. Bu yüzden çocuklarımıza sağlıklı bir din eğitimi vermek her ebeveynin dini bir görevidir.